Manchester Ziyareti

Geçenlerde Manchester şehrini ziyaret ettim. Biraz değişiklik olsun diye. Londra, Londra nereye kadar sonuçta.

O kadar şehir dururken neden Manchester diyebilirsiniz. Bunun sebebi az da olsa Manchester United takımını destekliyor olmam. Neden az da olsa diyorum çünkü Fenerbahçe hayranlığımla kiyaslanamayacak derecede. Sempati diyelim.

Şehirde yasadığım bir takım olumsuzluklardan bahsetmeyeceğim.

Hangi akla hizmet bilmiyorum ama gece 11 otobüsüne binip sabah 3:30 da oradaydık. Amacımız sabah varıp gezip akşam dönmekti. Ama planlar tutmamaya erken basladı. Ben herkes gibi otobüste uyuyamadım da, bir nevi sabahladım.

Birkaç saatliğine sabahı bekleyecek bir yer aradık ve kendimizi piccadilly station da bulduk. Belliki bizim gibi olanlar az degildi, kalabalikti. Ama onlar tren saatini bekleyen geceden kalma sarhoş şehir yerlileriydi.

Orada beklerken; 2 adam kustu, 5-6 kisi masada uyuyakaldi, 1 kişi tuvalette uyuyakaldı, birkaç kişi tuvalet yerine istasyonun kapı önünü kullandı. Londrada da oluyor gerçi. Aslinda  çok fazla ve farklı izlenimler edindim ama burada yazmak uzun surer. O yuzden özet geçecegim.

Neyse, sabah kahvaltısını “harika” bir yerde yani McDonaldsta yaptık, yapacak bir şey de yoktu 6da açık olan tek yer orasıydı.

8 sularında gezmek icin çıktık, önce Old Trafford‘a gittik. Orada bir stad gezisi , fotoğraflar falan derken bir de mağazasina girdik ve oradan bir forma aldım, oradaki görevliyle biraz maç muhabbeti, Fenerbahçe muhabbeti derken ayrıldık oradan. Bu arada o saatlerde stadın etrafı şehir merkezinden daha kalabalıktı.

Daha sonraları da klasik şeyler işte, müzeler falan. En güzeli Manchester Müzesiydi, gerisi hikaye.

Aynı gün akşam otobüsüyle geri döndük. Zaten şehirde yapacak pek bir şey yok açıkcası. Ben pek beğenmedim, ekstra güzel bir şehir değil, eski ama tarihi olmayan binalar, fabrikalar vs. Insanı da kaba. Enazından gördüğümüz kadarıyla.

Birkac fotoğrafla veda edeyim. Sonra görüsürüz.