Bulanık düşünceler

Yagmur yagiyordu, karanlikti sokaklar ve bombos insanlar sehri terketmiscesine. Yuruyordum yagmurun siril siklam etkisini umursamadan ve cok dusunuyor gibi gorunup aslinda hicbir sey dusunmeden.

Kasvetliydi gece karsi sokaktan insani urkecek sekilde bir insan seklinde bir golge beliriyordu. Yagmurdan korunmak icin basina gecirdigi yuzunu kapatan seyi cekti basindan ve yuzu gorundu.

Oydu, ruyalarimdaki insan; ruyalarimdaki kizdi. Hep ruyalarimda gorup uzanmak isteyip de yetisemedigim..

Bana bakti yagmurun ve karanligin etkisiyle zor goruyordu yuzu, bakti.. Bakti ve seslendi tipki ruyalarimda yaptigi gibi. Ali , ali , ali..

Bu ses gittikce rahatsiz edici seviyeye yukseliyordu. Sanki sehrin sokaklarindan cikiyordu o ses.

Ali , ali , ali…

Birden gozlerimi actim, sesine uyuyunca tahammul edemeyecegim sekilde bana sesleniyordu annem beni uyandirmak icin.
Uyandim ve dedi ki ; “kalk kahvalti yap”
Anne anne aneee.. Sana kac kere soyledim beni yemek icin uyandirma diye..

Biz aciktigimiz icin mi yeriz yoksa programlanmis robotlar gibi yemek yemek icin mi uyaniriz?..

Ruyamin etkisinden saniyeler icinde kurtulmaya calisiyorken ruyamda gorduklerimi de saniyeler icinde unutmaya basliyordum. Saga dondum.
Dondum ve elimi telefona uzattim belki biri aramistir diye. Ancak her zaman basucumda olan telefon yoktu. Bakindim etrafa.
Bakinirken kendime bakmayi biraz geciktirdim. Ellerime baktim kucucuktuler.
Kiyafetlerim bir degisikti. Yuzumu duvarlara cevirdim evimize ne olmustu oyle.

Ruyamdan kurtulurken yavas yavas durumu da anlamaya calistim. ve anladim..
Koydeydim, eski toprak evimizde uyanmistim. kucucuktum. henuz ilk okul 4e gidecek yasta.

Gercek sandiklarimin yalan oldugunu bir bir ogrenirken cogu seyi unutmaya basladim.
Disariya baktim, sessiz bir film gibiydi sanki.

Hep istedigim seyin gerceklestigini gordum; bir gun uyanip hala 4.sinifta olmayi hep hayal etmistim. ve oyle olmustu.

Hepsi ruyaydi diyordum seviniyordum kendi icimde.

Ancak sevincimi aninda bastiran bir his durttu beni. onca yil nereye gitti?

Yasadigim kotu anilardan, kotu deneyimlerden kurtulmanin sevinciyle beraber yasadigim guzel seyler vardi. Bu his sevincimi dengeledi.

Onca insan vardi hayatima giren? Hani ortaokul vardi lise ve universite? hani hocalar? oradaki arkadaslar? Yasadigim guzel anilar?

Ogrendigim ingilizce? bilgisayar kullanabilme?

Fenerbahce vardi…

Gordugum guzellikler vardi, yeni albumler vardi, redd diye bir grup vardi hani nerede?

Peki ya internet? hani benim Flash’im?

Iste bu ikilemler arasinda gidip gelirken gercek olan film aslinda sessiz gibiydi…

Fakat her seye ragmen ters giden bir seylerin oldugunu goruyordum hepsi yalan miydi diye dusunurken.

Neden baktigim her taraf siyah beyazdi? neden insanlar agir cekimde hareket ediyor gibiydiler?

Derken birinin kapiyi caldigini duydum. Caldi ve giderek arttirarak…

Ben bu duyguyu daha once bir yerden hatirliyordum.. Artiyordu cunku ve rahatsiz ediyordu artik!

Tam kapiya yonelecekken gozlerimi actim.

Londranin sasilmayacak derecedeki kapali havasinda penceremi hafif acik unuttugum kucucuk odamda.. Bilgisayar acikti.

Ve evet kapi da caliyordu. Calan abim de yine beni kahvaltiya cagirmak icin uyandirmisti. Nedir bu kahvaltilardan cektigim?

Tamam deyip kapiyi kapadiktan sonra yataga uzanip dusundum..

Cok sikayet ettigimiz hayatimiz. Keske geriye gitseydim dedigimiz anlar gidip de hicbir sey yasamasaydim diye dusundugumuz zamanlarin aslinda bosa harcanmis zamanlar oldugunu dusundum.

Insan hayatinda her turlu deneyimler yasabilir. bunlar kotu de olabilir.

Peki geriye gittiginde yasadigin guzel anilar ne olacak?

O yuzden dusundum ve dedim ki “geri donusu olmayan hicbir sey icin uzulmenin de anlami yok”..

Tesekkurler.