Kelebegin Ruyasi – 18. Londra Turk Film Festivali

Merhaba,

Gecenlerde Kelebegin Ruyasi filmini, ayni zamanda filmin Londra‘daki galasi olan 18. Londra Turk Film Festivalinde izledik, gala ustunde pek durmayacagim. Sadece, 138 dakikalik film ve oncesindeki oduller ve konusmalarla beraber yani asagi yukari 5-6 saat boyunca icerdeydik ve hic hesaba katilmamis olsa gerek, ozellikle sonralara bayagi bir sicakti, pistik diyebilirim.

LONDRA TURK FILM FESTIVALI

Filme gelince, genel olarak oyunculugu ve ozellikle senaryoyu cok begendim. Yilmaz Erdogan cok iyi bir is cikarmis. Bu kadar uzun olacagini tahmin etmememi de hesaba katarsak, bir cok sahne filmin final sahnesi gibi duruyordu, film bitti hissi veriyordu, derken yeni sahne ve film devam ediyor.

Bu bence senaryo acisindan olumlu bir sey ama her sahne sonrasi final sahnesi icin beklentilerimi yukseltti. Neyse ki final sahnesi beklentilerimi karsiladi ve bir yandan da -bence- o bitecek gibi olup yeniden devam eden sahnelerin sebebine de cevap oldu.

Sirasiyla gidecek olursak, en cok senaryoyu begendim, sonra goruntuleri, cekimleri ve oyunculugu.

Herkesin gozu Kivanc Tatlitug uzerindeydi, bu durum genellikle oyunculugu ile ilgili olmasa da ben oyunculugunu begendim. Belçim BilginMert FiratFarah Zeynep Abdullah ve Yilmaz Erdogan filmin diger ana karakterleri. Farah Zeynep Abdullah‘i ilk defa duydum ve izledim – onceden bir dizide oynuyormus – , gayet basarili.

Galaya gelen Kadir Inanir da oldukca ilgi gordu.

Kelebegin Ruyasi filmi hakkinda detayli bilgiler ; http://www.imdb.com/title/tt2608224/

Mutlaka izlemenizi oneriyorum.

Gorusmek uzere..

Published by

Ali OĞUL

Gorsel Iletisim Tasarimcisi. Yeditepe Universitesi, Gorsel Iletisim Tasarimi mezunu. Adobe User Group Manager, FlashOdulleri.com ve FlashArsivi.com kurucusu. Ayrica kendisi iyi bir insandir.

One thought on “Kelebegin Ruyasi – 18. Londra Turk Film Festivali”

  1. Gerçekten çok güzel bir film olmuş , emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum buradan, ne yalan söyleyeyim Kıvanç Tatlıtuğ’dan böyle bir performans beklemiyordum,ayrıca görüntü kalitesi olarak da bir o kadar başarılı.
    Çok duygusalsanız gitmeyin çünkü fazlasıyla etkilenebilir,etkisinde kalabilirsiniz,mesela Heybeliada’daki hastanenin kütüphanesinde Muzaffer’in (Kıvanç Tatlıtuğ) kağıtları gördüğü zaman ki sevinci gerçekten paha biçilemezdi , bir o kadar da duygusal bir sahneydi…Tebrikler

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.